Pts

17

Kök Hücre Nakli hakkında Bilgiler

17 Kas 2008, 10:49 | RuzgarGulu | henüz yorum yok

Kök Hücre Nakli hakkında Bilgiler

Halk arasında amansız hastalık olarak tanımlanan kanser tedavisinde gelişmeler devam ediyor.Gelişen tıp teknolojisi de yapılan her yenilikle bu hastalara hizmet ediyor. Kök hücre nakli ile kanseri yenenler, hayata tekrar merhaba diyor. Bu nakil başkasından alınan kök hücre ile olduğu kadar kişinin kendi sağlam hücreleri ile de gerçekleşiyor. A.Ü. Hematoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Günhan Gürman, “Bu yüksek doz kemoterapi fırsatı vermek için biz o insanın sağlam iliğini yüksek doz kemoterapi vermeden önce bir tarafa alıp saklayıp, yüksek doz kematerapidan sonra kendisine verdiğimizde hem hastalıktan kurtulmuş hem de verdiğimiz kendisinin sağlam iliğiyle yeniden o iliğin etkilenmesiyle doğacak hayati riskini ortadan kaldırmış oluyoruz. ” diye konuştu.
Kök hücre nakli, öncesi ve sonrasında çok titiz bir çalışma gerektiriyor. Kök hücrenin hastaya uyumu, hastanın bağışıklık sisteminin durumu uzmanlarca izleniyor.

Kök Hücre Nasıl Toplanır
Vericinin kemik iliğinden, anestezi altında, özel iğnelerle toplanabilir.
Dolaşan kanda, kök hücreler mevcuttur, bunlar özel bir aygıt tarafından damardan toplanabilir. Burada, kişi sadece bir süre, kan verir gibi, kolundan bir serum seti takılarak, istirahat pozisyonunda uzanır. Acı veya sıkıntı vermez, kolay bir işlemdir. İşlemden önce vericilere bir süre cilt altından kök hücre sayısını arttırmak amacı ile bir iğne yapılır. Ameliyathane koşulları gerekmez.
Toplanan hücreler -196 derecede sıvı azotta saklanır, gerektiğinde çözülerek damardan, alıcıya verilir.

KEMİK İLİĞİ NAKLİ – PERİFERİK KÖK HÜCRE NAKLİ
Her iki uygulamaya birden “hematopoetik kök hücre nakli adı verilmektedir. Hematopoetik kök hücre kan yapıcı ana hücre anlamına gelir
Üç çeşit kan hücresi vardır :
1- alyuvarlar ( eritrosit )
2- Beyaz kan hücreleri - akyuvarlar ( lökositler )
3- Trombositler ( kan pulcukları )

Bu hücreler kemik iliğinde bulunan kök hücreler tarafından üretilir ve olgunlaşması tamamlanınca kan dolaşımına verilir. Kan yapıcı bu ana hücrelere “HEMATOPOETİK KÖK HÜCRE “ adı verilir.

Bunların sayısı sabittir, ancak gerektiğinde, hem kendi sayılarını çoğaltabilirler, hem de , yeni ve olgun kan hücreleri üretirler.
Kök hücreler ve bunların ürettiği olgun kan hücrelerinin sayısı çok dikkatli bir kontrol altındadır, bu rakamlar normal hallerde değişmez.
Görevi kan üretmek olan kemik iliği , herhangibir nedenle, kusurlu çalışmaya başlarsa, ya da çalışamaz hale gelirse , dolaşan kandaki alyuvar, akyuvar ve trombositlerde azalmalar görülür. Normal kan hücreleri giderek azalır.
1-Kemik iliği kendisine özgü bozukluklar nedeniyle kusurlu üretim yapabilir : Lösemilerde olduğu gibi.
2- Ya da vücudun başka yerlerindeki hastalıklar kemik iliğine yayılabilir (değişik organ kanserlerinin kemik iliğine yayılması gibi )
3- Ya da, üretimini neden olmaksızın azaltabilir, durdurabilir (aplastik anemi gibi )
Bütün bu durumlarda, “kök hücre nakli “ uygulaması gerekebilir.

Hangi hastalıklarda hematopoetik kök hücre nakli gerekir ?
Sayısız, iyi ve kötü tabiatlı hastalıklarda, bazen doğumsal hastalıklarda bile denenmektedir. Bu uygulama, bir tedavi tipi olup, her hastada daima şifa sağlamaz. Uygulama sırasında veya sonrasında hasta kaybedilebilir, hastalık nüksedebilir. Kişinin esas hastalığı iyileşebilir, ancak kalıcı başka önemli hasarlar oluşabilir. Bunlar alıcı tarafından çok iyi bilinmelidir. Bugün en çok uygulandığı yerler :
1 - Kemik iliği kanserleri diyebileceğimiz lösemiler,
2 - Lenf bezi kanserleri olan Hodgkin hastalığı ve Non- hodgkin lenfomalar,
3 - Çeşitli organ kanserleri (meme, testis, akciğer kanseri gibi )
4 - Kemik iliğinin yetersiz çalıştığı veya çalışmadığı durumlar ( Aplastik anemi gibi ).

ÖNEMLİ SORUNLAR NEDİR ?

Alıcının savunma sistemi (immün sistem ) verilen iliği reddeder, yeni ilik çoğalıp iş göremez. Buna, “engrafman” - yama- yetersizliği diyoruz. Hasta; kanama, infeksiyon gibi ölümcül tehlikelerle yüzyüze kalır.

Verilen kök hücrelerin, yerleşip, çalışmaya başlamasına kadar geçen zaman içinde, trombosit azlığı nedeniyle kanamalar, beyaz kan hücrelerinin azlığı nedeniyle infeksiyonlar oluşabilir. Kişinin savunma sistemi daha önce yok edildiği için, ciddi ve öldürücü infeksiyonlar olabilir, verilen antibiyotiklere rağmen infeksiyondan hastalar kaybedilebilir.

Baken üniversitesi

 

Tags: , , , ,

Pts

17

Firketeden Yapılmış Şal Örnekleri

17 Kas 2008, 10:47 | RuzgarGulu | henüz yorum yok

Firketeden Yapılmış Şal Örnekleri

Firkete ile yapılmış Şal örneklerini burada bulabilirisiniz

 

 

 

 

 

Tags: , , ,

Pts

17

Aşkın belirtileri

17 Kas 2008, 10:02 | RuzgarGulu | henüz yorum yok

Aşkın belirtileri

Aşkın belirtileri       Masanıza doğru geliyor, kolunu masanıza koyuyor ve size doğru uzatıyor. Tesadüf mü? Hayır! Size aşık olduğunu belli etmenin yollarından biri bu sadece…

      Antropolog Dr. David Givens’in yazdığı ”Aşk Sinyalleri (Love Signals)” adlı kitap, Prestij Yayınları tarafından Türkiye’de yayımlandı. Şule Gülmen’in Türkçe’ye çevirdiği kitapta ilişkiyi 5 evreye ayıran David Givens, bunları “Dikkat çekmek”, “Gözdeki pırıltı nasıl okunur?”, “Kelime alışverişi”, “Dokunmanın dili” ve “Sevişmek” olarak sıralıyor.

      “Aşkın sözsüz dili” alt başlığıyla yayımlanan kitapta, tanışan iki insanın birbiriyle ilgilenmelerinin göstergeleri şöyle sıralanıyor:

      Göz kırpma hızının artması: Göz kırpışının hızlanması, uyarıcı nöro-kimyasal dopaminin beyin tarafından salınmasıyla ortaya çıkan duygusal coşkunun yansımasıdır.

      Bukalemun etkisi: Vücut hareketlerinin taklit edilmesi partnerinizin gerçekten de sizin dalga boyunuzda olduğunu gösterir.

      Yüz kızarması: Kulakların üstlerinden, yüzün tamamına dek yüzdeki kızıl renk tonu, partnerinizin sempatik sinir sisteminin işe karıştığının göstergesidir.

      Saçları düzeltmek: Kendine çeki düzen verme ile ilgili jestler, ‘İlgileniyorum’ manasına gelir.

      Niyet işareti: Tesadüf eseri masanın üstünde size doğru uzatılan bir kol, dokunma isteğinin işaretidir.

      Öne eğilme: İnsanlar her zaman en önemli buldukları şeye ya da kişiye doğru eğilirler; buna yönelme refleksi diyoruz.

      Kocaman gözler: Partnerinizin merkezi sinir sistemi uyarıldığında göz kapaklarının istemsiz visseral kasları gözlerini normalden daha yuvarlak bir hale getirir.

      Sarkmış çene: Bütün ilgiyi ele geçirdiğinizde, partnerinizin dudakları görünür bir şekilde aralanır. Sarkmış bir çene biraz daha yaklaşmanız için bir işarettir.

      Bakışların kesişmesi: Partnerinizin sizin görüş alanınız içerisinde sürekli aşağı yukarı göz gezdirmesi göz teması kurmayı arzuladığını gösterir.”

      “Aşk Sinyalleri”nde tanınma devresindeki olumsuz ipuçları da şöyle anlatılıyor:

      Tepki yok: Dikkat çekme davetleriniz tamamen görmezden gelinirse kur yapmanın en cesaret kırıcı işaretini almış olursunuz.

      Donma: Durgun bir vücut tepkisiz gibi görünse de umursamazlık yerine utangaçlık sinyali veriyordur. Tüm yetişkin nüfusunun yüzde ellisini oluşturan utangaç kişilerin nazik vücut dili, kendilerini olduğundan daha az yaklaşılabilir gibi gösterir.

      Soğuk muamele: Başka bir yöne doğru umursamazca dönmek, ‘beni rahatsız etme’ manasına gelir.

      Dudakların sıkıştırılması: Sıkıştırılmış dudaklar partnerinizin size kur yapacak bir ruh durumunda olmadığı izlenimi uyandırır.”

Tags: ,

Pts

17

Erkeklerin ideal kadın tanımı değişti

17 Kas 2008, 10:02 | RuzgarGulu | henüz yorum yok

Erkeklerin ideal kadın tanımı değişti

Erkeklerin ideal kadın tanımı değişti       Değişen hayat şartları sadece kadınları değil, erkekleri de zengin sevgili bulmaya itiyor. Son dönemlerde erkekler de kadınlar da para, kariyer, güzellik, kültür gibi özellikler arıyor.

      İşte modern erkeklerin yeni sevgili profilleri…

Samanlık artık seyran değil
      İş hayatında kadınların da önemli rol oynayan kadınlar erkeklerin beklentilerini değiştirdi.. Şimdilerde erkekler olanakları iyi, kariyer yaşamında yeni kapılar açacak, yeni fikirlerle iş yaşamını destekleyecek kadınlar arıyor. Erkekler de artık dar gelirli bir hayat sürmek için evlenmek istemiyor.

Bir yastıkta kocanmıyor
      Değişen hayat koşulları çekirdek aileyi tehdit ediyor. Kent yaşamının getirdiği zorluklar, ekonomik sorumluluklar çiftlerin ilişkilerini yıpratıyor. Hiçbir ilişki eskisi gibi yaşanmıyor ve çiftler daha fazla dayanamayıp boşanıyor.

Kadın başarılı olmalı
      Erkekler kariyer sahibi, başarılı kadınlarla birlikte olmak istiyor. Hırslı ve işteki istekleri daha yüksek bir kadın onların hayata daha iyi bakmalarını sağlıyor. Çalışmak istemeyen kadınlar erkeklere göre hayatın yükünü tek başına taşımalarına neden oluyor ve ilişkinin sonu ayrılık oluyor.

Malı, mülkü olsun
      Eskiden fakir ama gururlu olmakla yetinen erkek ve kadın artık gelecek kaygısı yaşamamak için evi, arabası veya dünyada çakılı bir çivisi olmasını istiyor. Erkekler malı mülkü olan kadınlar arıyor.

Güzel ve bakımlı olsun
      Erkekler kendine yeten, çalışan, bakımlı ve güzel bir kadın istiyor. Kilo almıi, cildi kırışmış kadın istemiyor.

Erkekler beyaz atlı prens olmak istemiyor
      Erkekler artık beyaz atlı prens gibi hareket edip tüm dünyayı kurtarmak istemiyor. Sevdiği kadınla eşit şartlarda yaşamak, hayatın ağır yükünü eşiyle paylaşmak istiyor.

Tags: , , , ,

Pts

17

Hayatla röportaj

17 Kas 2008, 10:01 | RuzgarGulu | henüz yorum yok

Hayatla röportaj

Hayatla röportaj

      Hayatla röportaj yaptığımı gördüm rüyamda.

      “Benimle röportaj mı yapmak istiyorsun?” diye sordu Hayat.

      “Zamanın var mı?” diye sordum.

      Gülümsedi.

      “Benim zamanım Sonsuzluk” dedi Hayat. “Ne sorular var yüreğinde?”

      “İnsanlarla ilgili en çok neye şaşıyorsun?” diye sordum.

      Hayat yanıt verdi.

      “Çocukluktan sıkılıp büyümek için acele ediyorlar, sonra yine çocuk olmanın özlemini duyuyorlar. Para kazanmak için sağlıklarını kaybediyorlar, sonra sağlıklarını kazanmak için paralarını kaybediyorlar. Gelecekle ilgili edişelenmekten şimdiyi unutuyorlar. Sonra da ne şimdiyi ne geleceği yaşayabiliyorlar. Deneyim iyi bir öğretmendir diyorlar ama deneyimin faturasını ödemek istemiyorlar. Hayatlarını kazanmak için eğitim alıyorlar ama yaşam ustası olmayı bilmiyorlar. Bu nedenle de, hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyorlar, hiç yaşamamış gibi ölüyorlar.”

      Hayat elimi tuttu. Bir süre sessiz kaldık.Derin bir nefes aldım. Ona, insanların neleri öğrenmelerini istediğini sordum.

      Hayat yanıtladı.

      “Hiç kimseyi seni sevmeye zorlayamayacağı nı, yapabileceğin tek şeyin seni sevmelerine izin vermelerini isterdim.. Affetmenin affederek öğrenilebileceğ ini öğrenmelerini isterdim.. Başkalarıyla kendilerini kıyaslamamayı öğrenmelerini isterdim.. İki insanın aynı şeye bakıp farklı şeyleri görebileceğini öğrenmelerini isterdim.”

      “Zengin insanın en çok şeye sahip olan değil, en az şeye ihtiyaç duyan insan olduğunu öğrenmelerini isterdim. Bir sevecen yüreği derinden yaralamanın bir anda olduğunu; ama iyileştirmenin çok uzun sürdüğünü öğrenmelerini isterdim. Seni seven insanların duygularınmı nasıl ifade edebileceklerini bilmedikleri için seni sevmediklerini sanmak yerine onların sevgisini hissetmeyi öğrenmelerini isterdim.”

      Hayat derin bir nefes verdi. Hayatın nefesi kelimelere dönüştü.

      “Söylediklerimi yüreğine kaydet” dedi. Söylediği cümleyi yüreğime kaydettim.

      “Başkalarını affetmek yeterli değil, kendini de affetmeyi öğren”.

      Yüreğim kuş gibi hafiflemişti.

      “Son bir soru daha, Hayat” dedim. “Benden ne istiyorsun?”

      Bütün odayı beyaz bir ışık kapladı ve Hayat yanıtladı.

      “Senin kendin olmanı istiyorum, yoksa başkası olurdun. Sana bugün ihtiyacım olduğunu bil, yoksa bugün benimle olmazdın. Kendi eşsizliğini ve biricikliğini bil; çünkü ben kendimi tekrar etmeyecek kadar yaratıcı ve zenginim. ve gerçekten TEK değerli olanım. Değerimi bil.”

Tags: ,


« Önceki Yazılar   |   Sonraki Yazılar »

Eklenen Son Yazılar

Bağlantılar